1960'larin erken dönemlerinde Cevat Şakir ve bir takım entelektüellerin Bodrum'u 'keşfetmeleri' üzerine başlayan değişim 80'lerin ortalarında yaşanan turizm patlaması ile birlikte doruk noktasına ulaştı. Bugün Bodrum, Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri olarak degerini ve yerini koruyor. Dünyanin ve ülkenin bir çok yerinden gelen insanlari dogal güzellikleri, tarihi dokusu ve sundugu özgür eglence ortamiyla etkiliyor, aliskanlik yaratiyor. Gördügü talep dogrultusunda degisiyor ve büyüyor. Basta turizm olmak üzere bir çok is kolunun Bodrum'da kalici yatirimlar yapmasi bu durumun gelecekte de süreceginin isareti.
Onbirinci yüzyilda Türkler tarafindan alinan bölge, daha sonra Izmir'deki kaleleri zarar gören Aziz John'un sövalyelerine, 1402 de tazminat olarak verilmistir. Aziz John'un Sövalyelerinin 1415'te insa etmeye basladigi ve insasinda depremlerden zarar gören Mozolenin taslarini kullandiklari kale, günümüze o zamanlardan kalmistir. Bugün Bodrum'un en bilinen tarihi mekani olan Bodrum kalesi, uluslarasi hakli bir söhrete sahip Bodrum Sualti Arkeoloji Müzesi'ne de ev sahipligi yapar. Dünyanin bilinen en eski batigi olan Uluburun batiginin sergisi de yine Bodrum kalesi içerisindeki bu müzede görülebilir.